Article Detail

Simpsonlar Sürdürülebilirliğini Nasıl Koruyor?

15.01.2020 | 11:01

Hem bu dünyadandır hem değildir. Biraz popüler kültür, biraz politikadır, biraz moda biraz da ekonomidir; ama her daim komiktir. Eskimez, ekşimezler; incitmez incinmezler. 

1989’dan beri yayın hayatını sürdüren ve en uzun süre yayında kalan komedi dizisi olan Simpsonlar, 31. sezonuyla izlenmeye devam ediyor. Simpsonlar’ın sürekliliğini nasıl koruduğunu 5 başlıkta anlattık.


Jay Leno

Ünlüler ve Simpsonlar

‘’Simpsonlar’a konuk olmak’’ diye bir gerçek var. Müzisyeninden politikacısına, roman yazarından oyuncusuna kadar birçok ünlü Simpsonlar’a konuk olmuştur. Her ne kadar bölümlere konuk olan bu ünlüler, çizgi dizinin yaratıcıları tarafından biraz alay konusu olsa da her ünlü bir Simpsons bölümünde yer almak ister. Çünkü Simpsonlar’a konuk olmak demek, aslında unutulmaz olmak demek. 

Bugüne kadar diziye konuk olan ünlülerden bazıları: Julian Assange, Neil Patrick Harris, Sting, Elizabeth Taylor, Jay Leno, Stephen Hawking, Stephen King, Woody Allen, Michael Moore, Neil Gaiman. 



Müzik ve Simpsonlar

Simpsonlar’ın kendine ait bir diskografisi bile vardır. 1990 yılında çıkan ilk stüdyo albümleri The Simpsons Sing the Blues ile 400 bin kopya satılır. Albümde yer alan Do the Bartman şarkısı Michael Jackson ve Bryan Loren tarafından yazılır. Bir Jackson hayranı olan Bart Simpson karakterine özel olarak bir şarkı yazma teklifi ise bizzat Michael Jackson tarafından gelmiştir. Do the Bartman; İrlanda, Yeni Zelanda, Norveç ve Birleşik Krallık gibi ülkelerin müzik listelerinde bir numaraya yükselir. Bununla da kalınmaz; İnanılmaz Aile, Ratatuy gibi filmleriyle tanıdığımız yönetmen Brad Bird tarafından şarkının bir müzik videosu da çekilir. MTV’den ödül alan bu çalışma, özellikle Michael Jackson’ın 80’lerdeki kliplerine benzetilmiştir. 1998 yılında The Yellow Album adında ikinci bir stüdyo albümü de piyasaya sürülür fakat ilkinin başarısına ulaşılamaz.



Kalıcı izler ve Simpsonlar

Bir çizgi dizide yer alan uydurma bir kelimenin, sözlüğe geçirilip günlük hayatta kullanılması, kimin aklına gelirdi? Homer’ın sık sık kullandığı ‘’D'oh!’’ kelimesi, Oxford İngilizce Sözlüğü'ne eklenmiştir. Ama Simpsonlar’ın günlük hayata bıraktığı izler bununla sınırlı kalmamıştır. Bart’ın sık sık karşısındaki insanla alay etmek için söylediği ‘’Eat My Shorts’’ kalıbı, günlük dile yerleşir ve tişörtlere baskı olur. Hatta Bart, 1998 yılında TIME'ın 20. Yüzyılın En Etkili 100 Kişisi listesinde de yer almıştır. Bu listedeki tek kurgusal kişiliğin Bart olduğunu söylememize gerek yok sanırım.

‘’İz’’ demişken, artık bilmeyen yoktur ama yine de söyleyelim; Hollywood’daki Şöhretler Kaldırımı’nda Simpsonlar’ın da bir yıldızı vardır.


 

Video Oyun ve Simpsonlar

Simpsonlar elbette video oyun dünyasından geri kalamazdı. 1991 The Simpsons: Bart vs. the Space Mutants adlı oyun piyasaya sürüldü ve geniş bir kitlenin beğenisini kazandı. Bu oyunu aynı yıl içinde Konami’nin arcade türündeki eseri The Simpsons izledi. 2000’lerde ise The Simpsons Road Rage (2001), The Simpsons Hit & Run (2003) ve The Simpsons Game (2007) oyunları arka arkaya piyasaya sürüldü ve milyonlarca gamer tarafından oynandı.

Postmodernizm ve Simpsonlar

Simpsonlar, aslında postmodernist bir çizgi dizidir. Günümüzde de büyük bir beğeni kitlesine sahip olan Rick and Morty, Family Guy, South Park gibi çizgi filmler de postmodernizmin çizgisinde ilerler. Ancak Simpsonlar, televizyon dünyasının ilk postmodernist çizgi dizilerinden biridir. Hatırlayalım veya biliyormuş gibi yapalım, neydi bu postmodernizm: Modern toplumun ahlaki, estetik ve kültürel değerlerinin tamamen önemini yitirmesi, doğru ve yanlış kavramlarının ortadan kalkması. Yani postmodernizm, ‘’modernliği aştık biz’’ diyebilmektir. Şimdi düşünelim, Simpsonlar’da bunu nasıl görüyoruz?



Dizide geçmiş ile gelecek iç içedir; zaman kavramı çoğu zaman belirsizdir. Farklı kültürler ve farklı değerler aynı anda, aynı değerde kendine yer bulur. Örneğin dizinin bir bölümünde Kahramanmaraş’a giden bir Türk gemisinin anlatıldığı kısa bir sahne vardır. Dizi, ABD’ye nasıl ironiyle yaklaşıyorsa, dünyadaki diğer ülkelere de aynı ironiyle yaklaşır. Gerçek dünyanın değerlerinin sürekli olarak alaya alınması ve ritmi hızlı sahneler, dizinin tüm bölümlerinin temel çıkış noktasıdır. 

Postmodernizmde olduğu gibi dizide de otorite kavramına karşı gelinir. Otoriteyi temsil eden kurumlar ve kişilikler dizide çoğunlukla alay konusu olur. Örneğin Springfield Kasabası’nın polisleri ehliyetsizdir ve genelde vakitlerini sadece donut yiyerek geçirirler. Politikacıların çoğu kasabanın sorunlarından bihaberdir. Bunca otorite ve iktidar figürüne rağmen dizideki en akılcı karakter 8 yaşındaki Lisa Simpson’dır.

Simpsonlar için yeni ya da eski diye bir şey yoktur; onlar her zaman şu anı yaşar. Bu nedenle dizi hiç eskimeyecek ve hiçbir zaman ‘’yeni’’ sayılmayacak. Hâlihazırda 31. sezon devam ederken, bölümlerini şu güzelliklerle bitirmeni öneririz.

Atiye Dizisindeki Sembol Ne Anlama Geliyor?

Atiye Dizisindeki Sembol Ne Anlama Geliyor?

Altın Küreler ''Sahiplerini'' Buldu mu?

Altın Küreler ''Sahiplerini'' Buldu mu?