Article Detail

"Sos"lu Bir Yolculuğa Ne Dersiniz?

11.05.2020 | 17:24

Şöyle bir düşünelim; renkler, sesler, melodiler, güzel kokular, iştah kabartan lezzetler ve tatlar olmasa yaşamımız ne kadar sönük, ne kadar sıkıcı olurdu değil mi? Şimdilerde sağlığımızı korumak için mümkün olduğunca sosyal mesafemizi koruyoruz ancak şöyle bir “normal” günleri gözlerimizin önünde canlandıralım birlikte. Sevgilimizin sesini duymak, arkadaşlarımızla uzun zaman görüşmediysek bir araya geldiğimizde sıkı sıkı kucaklaşmak, yemyeşil bir ormanda temiz havayı dolu dolu içimize çekmek, ailemizi ne zaman ihtiyaç duysak yanımızda hissetmek, sevdiğimiz bir şarkıyı son ses açarak içimizden geldiğince dans etmek… Bu liste uzar gider ve her biri hayatımızın tuzu, biberi hatta tadına doyulmaz “sos”larıdır. :) “Sos” benzetmesinin elbette bir nedeni var! :) Bir hayal etsenize; hiç baharat veya salça kullanılmamış yemek, sıcak sıcak akan çikolata sosu olmadan sufle, domates sossuz pizza olur mu? :) 



Peki, hayatımızda böylesine yeri doldurulmaz olan soslar nasıl oldu da keşfedildi? Birlikte biraz geçmişe doğru yolculuğa çıkalım mı? Yolculuğumuzun ilk durağı Roma İmparatorluğu! :) Sosların yaygın olarak kullanıldığı Roma İmparatorluğu’nda bazı soslar öylesine yoğun aromalı ve baharatlı hazırlanıyordu ki, sosların içindeki herhangi bir tadı diğerinden ayırmak dahi neredeyse imkânsızdı! Hatta dönemin ünlü şefi Apicius’un sadece sos üzerine yazdığı bir kitabı bile var. :) 



Sos esasen Roma İmparatorluğu’nda ortaya çıkmış olsa da çeşit çeşit ve lezzeti bol sosların yaratıldığı ülke ise Fransa. Peki, Fransız mutfağı sosu nasıl bu kadar benimsedi ve bambaşka bir noktaya taşıdı? Bir rivayete göre 1553’te Floransalı Medici ailesinden Prenses Catherine de Medici, sonraları Fransa Kralı II. Henri olarak tanıyacağımız prensle evlenmek üzere Paris’e giderken favori aşçılarıyla hizmetlilerini de yanına alıyor. İşte bu olayın ardından Fransız mutfağı sosla tanışıyor ve bugün bile sos dendiğinde parmakla gösterilen bir uzmanlık kazanıyor. :)   



Bugün belki sayamayacağımız kadar çok çeşitte Fransız mutfağı ürünü sos bulunsa da tüm bu soslara ilham veren 5 ana sostan bahsetmemek de olmaz! :) Bu soslardan dördü için 18’inci yüzyıla gidiyoruz ve o dönemin dünyaca ünlü aşçıları arasında değerlendirilen Marie Antoine Careme’nin keşfettiği beşamel sos, beyaz sos, kahverengi sos ve kırmızı sos karşımıza çıkıyor. Bu 4 ana sosa 19’uncu yüzyıla geldiğimizde “Şeflerin Kralı ve Kralların Şefi” olarak tanınan usta aşçı Auguste Escoffier’le birlikte sarı sos da ekleniyor. 

Bu kadar sos sohbeti yapmışken, yazımızı müjdeli bir haberle bitirelim istedik! :) Eğer siz de “Sossuz olmaz!” diyenlerdenseniz; yepyeni Domisos lezzetleri, sosa doymanızı garantiliyor. Barbekü Soslu Sucuksever, Ballı Hardallı Tavuklu ve Domino’s Soslu Bol Malzemos pizzalar sizleri bekliyor! 

Evde Mindfulness ile Tanışın

Evde Mindfulness ile Tanışın

Rexx ve Atlas Sinema Salonlarının Tarihi

Rexx ve Atlas Sinema Salonlarının Tarihi